3/11/2008
sıkılınan sevdalar üstüne
içimi sıkıştıran bu mengene
içimi sızlatan bu sinyal sesleri
cevabımı çoktan almıştım oysa
çoktan bırakmıştım gölgemde
bizi çürüten itaatsiz hayvanı
kelimeler yerli yerlindeydi
hiçbir yan-anlam yoktu kostümlerinde
hiçbir sapma yoktu
ve hani bizi sonsuza dek koruyacağına yemin etmişti tanrı
hani dünyaya ait hiçbir şeyin
hiçbir nesnenin
hiçbir çükü kırık ibnenin bize küfretmesine izin vermeyecekti
havada sevda kokusu yok şimdi
içimi sıkıştıran bu mengene
içimi sızlatan bu neşter sesleri
yanımda olmadığından farkında değilsin ama
biri çocuğumuzu çalmış gibi
evimizi barkımızı yıkip kaçmış gibi
iki küçük kuşuz diye bizi darağacına asmış gibi
yan-anlamlar giydiriyor bize
dokununca ağlayan bedenindeki yara izleri
havada kaybetme korkusu yok şimdi
ucuz şaraplara karışıyor bütün sesler
kapılar yankısız kapanıyor
pencereler perdesizliğini bilerek karanlık
alnına kadar yarı çiplak bir bedenle karşılıyorsun beni
dokunduğum yerlerinde tortu yok
ruh yok
his yok
havada kaybetme kokusu yok şimdi
pahalı sevdalara karışıyor bütün sözler
yanağıma dokunuyorsun yarı çiplak parmaklarınla
yarı giyinik başını omzuma yaslıyorsun
geri dönüşü yok artık morga kapattıklarımızın
arkalarından gülmenin anlamı yok
göğüsene karanfil bıraktıklarımızın
şimdi
içimi sıkıştıran bu mengene gibi
yok artık, bu gece körler gibi sevişmemeli
serçe'ye
celâl hikmet
241008 istanbul
0 yorum yazılmıştır